اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
29 Kasım 2006
Ahmed İhsan’dan Ahmed İhsan’a mektup
Allah seni rahmetinin denizinde yüzdürsün. Senin sana çok revaçlı olduğu halde ısrarlı dualarla talep edemediğin bütün hayırları ve iyilikleri üzerine indirsin.
Kendini bana beğendirmek için çok oyunlara girdiğin gibi Ziya Paşa’nın ifadesiyle “Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın” ki benim dışımda olanlara da enaniyetinden, bencilliğinden sahneler kuruyor, roller icra ediyor, sergiler açıyorsun.
Gel, kendi muhasebene dönerek o tavırlardan silkin, illa da birilerinin “Haydi canım sen de, o kadar burnunu kaldırma” demelerini mi bekliyorsun? Sana göre ciddi bir muhaseben var mı? Ağa takımından bazıları gibi muhasebeni başkaları mı tutuyor, senin namına gelecekte onlar mı hesap verecek? Söyle bakalım muhaseben varsa ömürlük mü, yıllık mı, aylık mı, günlük mü?
Bilesin ki üzerinden geçmekte olan her saniyenin mesuliyetini taşıyorsun, hesabını vereceksin. Şimdiki hale göre zamandan, mekândan, eşyadan, nâstan senin aleyhine şikâyetçi olmayan yok… Ben senden hesapları, muhasebeni bu derece karıştırıp utanılacak durumlara düşeceğini ummazdım. Ağacında kışa kalmış tek yaprak gibi fırtınalarla titreşip duruyorsun yine de toprağa inmekte gecikiyorsun. Sana (aç muhasebe defterini, kendinle nasılsın) diye sorulsa ya o sahifeyi bulamayacaksın veya bulsan da hacaletinden okuyamayacaksın. Nâs ile riyakârlıklarla yürütebildiğin hesap cetvelin daha da utanç verici.
Zamanlarda defterine kaydetmediğin ne kadar çok hesaplar, boşluklar var. Nefisle arayı pişirdiğin, onun havasına göre çalıp oynadığın belli oluyor. Hiç kendine soruyor musun? “Ben kendim için miyim?” diye sormak işine gelmez. Gafletli sarhoşluğun seni bırakmıyor. Ölümü komşuya atar gibi muhasebenle ilgisiz bir haldesin, anlaşılan “ne olursa olsun” demeye başladın.
Bilesin ki gafletli olarak da faydalandığın her ne varsa hepsinin hesabı var, defteri tutuluyor. Sana insan gibi insan olabilmek için her şey verilmiş. Verilenler muhasebe kütüğünde kayda geçmiş, en yakın bir istikbalde senin özel muhasebenle mizan için karşılaştırılacak, hesaba çekileceksin.
Başkalarının intibahı için bir cehdin varsa sen farklı bir şahsiyetle nerelerde geziyorsun. Aklının hayrını göresi; intibaha gel, beni senin kendin için zahmete sokma, ateşlerle yakma, lütfen sayılı günlerimi zehirleme.
Sen bana bu kadar zulmederken yine de sana selâm ve rahmet diliyorum.
AHMED İHSAN GENÇ