اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Çamlıca, 17 Kasım 2006
Kıymetli dostlar esnafından, kıdemli duacılarımdan, himmetinin önü açık değerli şeyh, hoca Hasan Efendi’ye,
Ma’lum-u irfanınız biz aciz kardeşiniz henüz bu âlemden ebed âlemine geçebilmiş değiliz. Bununla beraber dostlarımızla bir araya gelmekte ihmalimiz ve kusurumuz çok büyük. Başta faziletli Hüsameddin Fadıloğlu Efendi ve Abdülcebbar Efendi dostlarımız olarak sizleri unutmuş değilim. Sizler güller, fıstıklar kokan, kelebekler şehri Antep’imiz için ve benim için, merhum dostumuz Mehmet Sağlam Efendi ile beraber çok kıymetlisiniz. Ümmetin hizmetinde olan her bireriniz için duacı oluyorum. Sizlerden de dua ve himmetler bekliyorum.
Zaman zaman bir araya geldiğimiz maddî ve manevî sofraları (Allah tekrarını nasip etsin) hatırladıkça nefsime karşı küskünleşirim. Bizler hayat-ı maneviye çiçeklerinden azıcık koklamış olmakla tecdid-i uhuvvet yapabilmenin bir mükellefiyet olduğunu her zaman nazar-ı itibara almalıyız. Zâhiren sen ben olmamız, belki meslek farklarımız “biz” olabilmemize mâni’ teşkil etmez. Şu an gönül kuşunun kanatlarını açarak dostlarıma doğru havalandığını söyleyebilirim. Rabbimiz bizleri ebed âleminde cennet sofralarında cem etsin. Kalplerin dostlara açılan yolları ve kapıları her an açık kalsın.
Himmetiniz etrafında halkalanan zakirîn de dâhil olarak sizlerin şahıslarınızda bütün dostlarımı, hususen Antepli dostlarımı selâmlıyorum. Büyük ümitler içinde ebediyet âlemine intikal etmeden birçok kereler bir araya gelebileceğimizin ümidini taşıyorum. Eğer bu ümidim tahakkuk etmezse bana haklarınızı helal ediniz.
Gaziantep’in ve civarının insanları irşat hususunda yapılacak hizmetlere terakki ve tekemmülleriyle cevap verecekledir. Bâb-ı rahmetin kapısının halkasını sıkı tutacaklar, her bireri vefalı örnekler olacaklardır. Daire-i sünnetin ananesinin hıfzı için çalışanlar şefaat-i Ahmedî’ye (a.s.m.) en yakın bulunurlar inşaallah.
Arz-ı tazimâtımı tekrar ederek mektubumu tamamlıyorum. Selâm ederim, dualarınıza muntazırım.
Muhibb-i muhlisiniz, kardeşiniz
AHMED İHSAN GENÇ
Not: Bu mektup Mehmet Soylu’ya telefon görüşmesiyle yazdırılmıştır.