اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Göztepe, 13 Ekim 2006
Sevgili ve derinlikli, marifet nurlarını avlamak hususunda ciddi, merak sahibi Aytaç kardeşim,
Bir insan kendine çeki düzen vermek hususunda kararlı ise, sende görünen içinden dışa vurmuş garip hallerin müşahedesinden çok istifade eder zannediyorum. Bütünüyle (Allah nasip etsin) insaniyette mesafe almak, güzel vasıflar kazanmak azminiz hep dışa vuruyor. Her halinizde gözüküyor. Derunî ahvalinizi, kendinizi zorlayarak kamufle etmeye çalışıyorsunuz. Haddizatında sizin de fark ettiğiniz gibi birçok kardeşlerimizin de durumu size benziyor. Bu görüntülerden ve tespitlerden dolayı tamamıyla tasvipkâr olduğumu söyleyemem.
Size vicahi görüşmelerimizde çok zaman açıkladım, kendinizle olan meşguliyetinizin bu kıvamda olmasında (doz ayarlamasında) sizin beklentileriniz için mahzurlar doğabilir. Sizin gibi bir hayli mesafe almış kardeşlerimiz kendilerini üçüncü şahıslar gibi düşünerek onların himmetlerinden istifade edecek kimselere yönelsinler. Bu tarz faaliyetler seni, beni, bizleri daha diri tutar. Belki de hızlı bir şekilde çok mesafeler alırız. Bununla (acaba kendimizi ihmal etmiş olmaz mıyız) diye endişe duymayalım. Hayır asla! Bu sisteme sahip olabilseydik pek çok faziletleri birden kucağımızda bulurduk. Sen kendini millet-i insaniyeye feda etmeye koşarsan belki de kendini daha çabuk bulursun. Kat’iyen bir zararın söz konusu değildir. Zararın olursa benden tazmin et.
Bugünlerde hakiki şahıslar olarak bir kısım kardeşlerimi mektuplarıma muhatap yapıyorum. Ümit ederim ki onların berrak aynalarında parmak bastığım mühim meseleler okunur ve daha kolay anlaşılır.
Ahmed İhsan olarak bazen sizin gibi, Özkul gibi, İsmail gibi, Kamil gibi ve diğer muhterem, mübarek kardeşler gibi bir çoklarınızın izinsiz hususi âlemlerine giriyorum. Ruh dünyalarında ayak izi bırakmadan gezmeye çalışıyorum. Kesinlikle diyebilirim ki, bu beraberliklerimiz fâniyat içinde ömrü ne olursa olsun sizlerle dünya ve ahiret iftihar edeceğim. Beraberliklerimiz, kaynaşmalarımız, muhabbet ve şefkat tezahürleriyle kucaklaşmalarımız çok kıymetli, çok bereketli manevî bir tezyini aksettiriyor. Hiç mübalağa değil, huysuzluklarım sizleri incitmesin. Her birinizi çok kıymetli biliyorum, değerli buluyorum, hiçbir şeyle değişmem. El birliği ile hususi dairemizde cenneti yaşayabilmeliyiz.
İman fırkasının kahramanları olan kardeşlerimi sizin şahsınızda selâmlayarak mektubumu noktalıyorum.
Dua ve himmet talebinde ısrarlıyım.
Âciz kardeşiniz
AHMED İHSAN GENÇ
Not: Bu mektup Mehmet Soylu’ya telefon görüşmesiyle yazdırılmıştır.