اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Fatih, 22 Ekim 2006
Dedesinin göz bebeği, akıllı Tarık,
Bu mektubumla seninle bazı konuları konuşmak istiyorum.
Bizler imtihan hayatının mükellefleriyiz. İmtihanlar ve mükellefiyetler ihtiyarımıza ve seçimimize tabi olmayarak bizi kuşatıyor. Şuurlu bir genç olarak hemen bu erken yaşlarında vakarlı ve ağırlıklı bir insan olabilmeyi, bilhassa üssü’l-esas olan “iman, İslâm, ihsan ve insanlıkta” rüzgâra tutulmuş yaprak gibi değil, köklü bir ağaç olmanı hemen şu günden itibaren kendine ve millet-i İslâm’a sahip çıkmanı istiyorum. Zamanî fırtınalar kök de söktürüyor. Belki bazen kasırga şeklinde gelip büyük çınarları da deviriyor. Buna göre köklerimizle daha çok derinlere dalıp, o fırtına ve kasırgaların her savletine göğüs gerebilmeliyiz. Senin gibi pırlanta zekavetli bir genç her nefes “Ben Allah içinim, Kur’ân’ım için yaşıyorum, imanıma kurşun geçmez” diyerek istikrarlı bir hizmet hayatını bütün gücüyle kucaklaması lazım gelir. O genç nefsini oyalayıcı işlerden, en boyalı en gösterişli olanlarına da tek bir dakikasını feda edemez, dönüp bakmaktan sakınır, belki tenezzül etmez, başka bir ifadeyle asla “laubali” olmaz. Ne gecede ne gündüzde hevailikler için zaman harcayamaz. “Benim ulvî ve kudsî bir vazifem var, bu vazifedarlık sebebiyle zamanımı en iyi kullanmalıyım” der. Biiznillah da muvaffakiyeti için bütün maniler bertaraf olur, yolu açılır. Muhtemeldir ki binler kanatlı bir melek gibi gaye-i aksâsına uçar.
Oğlum, sevgili çocuğum,
Senin bu dâvâya namzetliğin bugün başlamıyor. Doğduğun zaman geleceğin için çok büyük ümitlerim vardı. O günlerde namzet olmuştun. İmanın kudsî derslerine kendini toplayarak dikkat et, ehemmiyet ver, göreceksin ki imanda bir nevi mi’raca binmişsin. Ben bugünden yarınki yükselişinle seni tebrik ediyorum. Senin için mübarek olsun.
İnşaallah boş laflara çürük yumurtlar gibi havalı felsefelere kapılmadan nasihatlerim istikametinde koşmaya devam edersin. Seni sevgimle dualarımla kucaklıyorum. Gözlerinden öpüyorum.
AHMED İHSAN GENÇ
Not: Mektubun her cümlesi üzerinde dikkatle düşünülmesini rica ederim. Bu mektup sadece torunuma münhasır kalmayacak, başka gençlerimiz de okusun diye açık bir mektup şeklinde neşrediyorum.
Not: Bu mektup telefon görüşmesiyle yazdırılmıştır.