اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Göztepe, 12 Ekim 2006
Kardeşlik gerçeğini en iyi anlamış, seve seve Kur’ânî uhuvvetle kanatlanmış olan muhatabıma,
Selâmdan sonra şöyle diyebilirim ki: Sizin temin ettiğiniz bu haz bu zamanda bir kimyadır, bir ilaçtır, antika bir cevherî değeri vardır. Bunun için size gıpta etmemek olamayacağı gibi haset de edilebilir.
Her vesileyle ısrarla üzerinde duruyorum; imanî kardeşlik asrın mü’minleri için hak bir tarik gibi en hızlı bir şekilde, en az zahmetli olarak herhalde bütün bütün külfetsiz bir tarz ile vusûl temin eder. Bunda muvaffak olabilenleri, nefsini bir tarafa iterek “Her ne pahasına olursa olsun, cenneti semere verecek kardeşliğimi yaşatıp muhafaza edeceğim” diyebilenleri ebedî manzaraları, yüksek ruhları görmüşçesine zevkle temaşa ediyorum. Buna “Barekallah, maşaallah” denilmez mi?
Kardeşim,
Azim ve sebat sahibi yüksek ruhlara arkadaşlığa hazır olan herkes için terakki ve teali ve tekemmülün yolları ve kapıları açıktır. Ve vesileleri de pek çoktur. Siz bunlarla temas halindesiniz, çok yakınlaşmışsınız. Bu derece yakınlığınızı hiç de az görmüyorum.
Musahabelerimizde vurgular yaparak söylemişim ki salihatta muvaffak olmak için kaldıramayacağımız yüklerin altına girmek kendimizi zorlamak gerekmez. Sahib-i Sünnet’ten (a.s.m.) az da olsa âmalin devamlılığına itibar olunduğunu öğreniyoruz. Bahse medar olan uhuvvet için de böyle düşünüyorum.
Kendi nefsimde kardeşlik yolunda devamlı beraberliklere “tahammülsüz yükler” gibi bakıldığını fark ediyorum. Demek benim nefsim bu çok hayırlı, bereketli, faziletli hasleti peşin peşin külfet olarak gördü. Eğer böyleyse ne kadar yanıldı! Elimden gelirse onun tarz-ı nazarında tashihat yapacağım, sizi ona örnek göstereceğim. İnşaallah muvafakatli hüsn-ü hal sahibi bir kardeş olacağım. Bunun için senin gibi kardeşlerimden dua ve himmet istiyorum. Belki Allah’ın yardımını celbe vesile olur.
İçinde manevî, uhrevî, ebedî kardeşlik konusu bulunduğundan olsa gerek, şimdi yazdırdığım bu mektup bana makbul bir ibadetin zevkli, huzurlu halini temin ediyor. Ümit ederim ki sizin de ruhunuza böyle aksetmiş olsun.
Sizi (inşaallah nail olabileceğim) cennetlerimden bir cennetimi kucaklar gibi kucaklıyorum, Rü’yetullaha açılacak gözlerinizden öpüyorum.
Ba’de’l-kelam yine selâm.
Dualarınızda kulaklarını çınlatacağınızı bekleyen kardeşiniz
AHMED İHSAN GENÇ
Not: Bu mektup telefon görüşmesiyle yazdırılmıştır.